BARIŞA ÇIĞLIK


İnsanlığın ayağa kalktığı, her gün çocukların, gençlerin, yaşlıların katledildiği bir ülkede, her meslek gurubundan insanları ilgilendiren bu dönemde Türkiye’nin bir vatandaşı, evrensel bir sanatçısı olarak bir mesaj vermem gerektiğine inanıyorum. İnsanlığın ortak değerleri adına vereceğim mesaj şahsi olarak benim vicdanımın sesidir. Bu vicdani mesajımı da tüm dünya halklarına haykırmak istiyorum.  İnsan kalitesinin hızla düştüğü, yozlaşmanın had safhada olduğu ve ekranların yalan çöplüğüne döndüğü bu günlerde sessiz kalamazdım. Öncelikle ekranlarda “Divaların, mega starların, imparatorların, dev sanatçıların” kol gezdiği bir dönemde insanlar ölürken, acıyı hissetmeleri ve seslerini çıkarmaları gerekirken, göbek atıyorlar. Dün Ahmet Atakan kardeşimizi toprağa verdik. 22 yaşındaydı. Kafasına isabet eden gaz fişeği öldürdü onu. Tıpkı Abdullah Cömert kardeşimiz gibi. Eskişehir’de dövülerek öldürülen Ali’nin acısı devam ederken memleketim 3. Şehidini verdi. Acımazsızca, vicdansızca, kahpece saldıran güçler aldıkları emirleri yerine getirip sosyal medyada öldürdükleri ile övünüp dururken, bizler ne yapıyoruz?  Bu ülkenin ekmeğini yiyip, insanlarımızın destekleriyle kazanıp sanatlarını daha geniş kitlelere ulaştıranlar lüks içinde yaşayabilirsiniz. Ama tarih karşısında hesap vereceğiniz günler yakındır.  İnsanlığın yok edildiği, her gün sayısız cinayetlerin planlı bir şekilde işlendiği coğrafyalar kan denizine dönmüşken, “şanıma, şöhretime, malıma, mülküme, parama ziyan olur” diye korkup sinenler bu katliamlarda pay sahibidirler.  Sorumludurlar. Bizler ortak kadere sahip kardeşleriz. Kardeşlerimiz katlediliyor ey insanlık, ey dünya, ey dünyaca ünlü sanatçılar, sanatçılarımız… Bu kadar mı vicdansız, Allahsızsınız?  Kıblesini şaşıran ve paranın doruklarında vicdanlarını unutanlar içiniz sızlamıyor mu? Ekranlardan akıtılan zehirlere ne de kolay uyum sağladınız. Aktınız ekranlardan sınırsızca… Akıttınız zehrinizi, kirli yaşantılarınızı… Zehirlediniz kitleleri… Kendi çocuklarınız Amerika’larda okurken, okyanus ötesinde tatillere giderken Suriye’de çocukları, gençleri diri diri kesiyorlar. Haberiniz olsun!... Sessiz mi kalacaksınız vicdansızlar?  Yıllardan beri Afrika’da ve Balkanlarda başlamak üzere, Irak, Lübnan, Filistin, Gazze, Beyrut ve tüm kardeş Arap halklarına kan kusturan Emperyalist-Siyonist güçler ve bunların yerli işbirlikçileri katledilen kardeşlerimizin kanlarıyla elde ettikleri paralarla imparatorluklar kurmaya devam ediyorlar. Suriye’de her gün masum insanlar ölüyor duydunuz mu? Siyasi parti ayrımı yapmadan, insanım diyenler kol kola girip bu güzel vatanımızı kurtarma zamanı gelmedi mi? Komşumuzdaki katliamlara izleyici olmaya devam mı edeceğiz?  Ülke olarak hep beraber el ele verip şu savaşa hayır diyecek kadar cesaretimiz, onurumuz, insanlığımız kalmadı mı? Neden gizleniyoruz? Yarın bombalar tepemize yağarken ses çıkaracak insan kalmadığında malınız, mülkünüz, zenginliğiniz sizi kurtarmayacak… Ancak resepsiyonlar, kokteyller, özel zengin davetlerinde boy gösterenler “savaşa hayır” gibi 2 kelime demeyenler, demeye cesareti olmayanlar bu ülkede yaşama hakkınızı kim verdi? Ben bir sanatçı olarak susamazdım. Dünyanın her yerinde kan akarken dibimizdeki kardeşlerimiz, Suriye Halklarına karşı işlenen insanlık suçlarına karşı sessiz kalamazdım. Çünkü insanım her şeyden önce… Ya siz insan mısınız? Hele kitlelere hitap eden siz sanatçılar “biz şarkı, türkü söyleriz, resmimizi çizeriz, insanları eğlendiririz. Paramızı kazanırız. İnsanların ölmesi bizi ilgilendirmez” diyemezsiniz. Tarih sizi affetmez. “Biz siyasete bulaşamayız. İşimiz değil” diyemezsiniz. Bu siyaset değil, siyaset üstü bir insanlık görevidir. Siyaset olsaydı farklı renklerde insanlar, farklı siyasi görüşler bir araya gelip “savaşa hayır” derler miydi?  Savaş var!...  Bayanlar, baylar… Savaşa karşı sessiz duramazsınız. Komşumuzda yangın varken, evinizde rahat uyuyamazsınız. Ben Ali Taş olarak hiç benimsemediğim siyasi görüşlere sahip insanlarla, insanlık ve barış adına, akan kanın durması adına yürümeye hazırım.  Sağcılar, Solcular, İlericiler, Sosyal Demokratlar, Yurtsever Komünistler, Devrimciler, Milliyetçiler, Ulusalcılar, Müslümanlar, Hıristiyanlar, Ermeniler, Araplar, Türkler, Kürtler, Aleviler, Sünniler, Ateistler, Çerkezler, Lazlar, kadınlar, erkekler çağrım hepinizedir. Neye inanırsanız inanın, hangi partiye mensup olursanız olun! Ama insanlık adına bir duruş sergileyelim. Hepimiz Kardeşiz çünkü… Kol kola girip bu ülkenin tehlike karşısında nasıl birlik olabileceğini gösterme zamanı gelmedi mi? Entrikalarla Silivri Cezaevi aydınlarla, komutanlarla dolduruldu. Puşi takan öğrenci yıllara varan cezalarla hücrelere atılıyor. Barış adına insanlar günlerdir açlık grevindeler. Bakınız; yakın siyasette birbirimizi sevmeyebiliriz ama Emperyalizm ve yerli işbirlikçileri hepimizi yok etmek istiyor. Bakın Cumhuriyetimiz ve tüm değerleri yıkılıyor… Yeraltı, yerüstü kaynaklarımız satıldı. Hukuk ayaklar altında… Yabancı askerlerle, yabancı teröristlerle dolduruldu Türkiye Cumhuriyeti… Ülkemiz elden gidiyor! Türkiye nasıl kuruldu? Kaç şehit verdik? Kaç dünya milletinden halklar Emperyalizme karşı Kurtuluş savaşı verdi? Bilginiz var mı? Çanakkale şehitliğini gördünüz mü? Anıtkabire gittiniz mi? Karşıyaka mezarlığını bilir misiniz?  Şimdilerde komşumuz Suriye’de çıkartılan savaş kendi ülkemizin kaderini etkileyecek.  BANA “SEN OTUR RESMİNİ ÇİZ! TV PROGRAMLARI YAP! PARANI KAZAN! SEN DÜNYACA ÜNLÜSÜN! BOŞVER SAVAŞI-BARIŞI!  PARANI KAZAN! ZENGİN OL! diyenler… Yandaş medyanın diliyle çöpe çevirebileceğiniz bir sanatçı değilim. Satılacak bir yüreğim de yok… Ben bu ülkede yaşıyorum. Zor olsa da karnımı doyuracak kadar kazanıyorum. Ama her şeyden önce Ben ülkemi seviyorum. Tüm dünya halklarının kardeşliğine inanıyorum. Barışın kutsallığına inanıyorum. Savaşların ölüm olduğuna inanıyorum. Akan kanın sessiz izleyicisi olamam. İnsan olmak diye bir kavram var. Ahlaklı olmak diye bir kavram var. Vicdan sahibiyim. İnsanlık ağlarken sessiz durmak terbiyesizliktir. Hele bu günlerde susmak, sinmek, korkmak en büyük suçtur. En büyük ahlaksızlıktır. Susarak bu saygısızlığı kendime yapamam. Dünyaca ünlü müyüm? Dünya resimlerime mi bakıyor? Baksın! Ben ülkemiz başta olmak üzere, komşumuz Suriye ve tüm coğrafyalarda akıtılan kanların sorumluluğunu hissediyorum. Evet, tek başıma bütün bu ahlaksızlıkları bitiremeyebilirim. Ammaaaa bu kepazeliğe ortak olmamak gibi bir seçeneğim var. Ben bunu kullanıyorum. Ve Barışın resmini çizmeye devam ediyorum. Ayıp denen bir kavram var! Komşularımız ölüyor! Barış için sesinizi çıkarmayacak mısınız? Allah varsa barışı savunmak Allah’a inanmaktır. Siz inanmıyor musunuz? Ben inanıyorum ve inancımla çığlık oluyorum! Barışa çığlıktır bu ses… Emperyalizme karşı onur mücadelesi veren, canlarını, bedenlerini ortaya koyarak savaşan, yalanların ve yalancıların komplolarına karşı dik duran Kardeş Suriye Halklarını selamlıyorum… Yaşasın Barış… Kahrolsun Faşizm, Kahrolsun Emperyalizm, Kahrolsun Siyonizm, kahrolsun şer güçleri ve iş birlikçileri.  BARIŞ KAZANACAK…  

 

Tasarım: Ferhat Sultani

 Ressam Ali TAŞ´ın resmi web sitesinde yer alan yazılı ya da görsel tüm materyallerin yasal hakları saklıdır. Yazılı izin alınarak kullanılabilir.  
Copyright ©  2012 - Ali Taş Müzik: Farid FARJAD